Hayat yolculuğunda çoğumuz en güvenli limanın "tanıdık" olan olduğunu sanırız. Tanıdık bir yol, bildik bir yüz, alışık olduğumuz bir koku... Zihnimiz, bilinmezliğin yarattığı kaygıdan kaçmak için bizi her zaman bildiği sulara çeker. Ancak bazen o bildik sular, bizi fırtınaların hiç dinmediği eski limanlara geri götürür.
Ankara Aile ve Evlilik Danışmanı Belgüzar Ayyıldızoğlu olarak bu yazımızda, ilişkilerimizde neden "babamıza benzeyen" kişileri seçtiğimizi, "hallederim" yanılgısını ve bu döngüden nasıl özgürleşebileceğimizi ele alacağız.
Neden Hep Aynı "Tanıdık" Hikâyeyi Yaşıyoruz?
İnsan ruhu, çocuklukta öğrendiği sevgi dilini yetişkinlikte de aramaya meyillidir. Bu dil bazen öfke, bazen ihmal, bazen de çatışma üzerine kurulu olabilir. Metinde de belirtildiği gibi; "Sarhoşun çocuğu sarhoşla, kavgacının çocuğu geçimsizle..." bulur kendini.
Bunun temel nedeni, bilinçaltımızın "kötü de olsa bildiğim şey, bilmediğim iyiden daha güvenlidir" demesidir. "Babam gibi birini asla istemiyorum" cümlesini kurarken bile zihnimiz aslında babamızın prototipini tarar ve milyonlarca insan içinden o tanıdık "kokuyu" seçer. Çünkü o kaosun içinde nasıl hayatta kalacağımızı biliyoruzdur.
"Hallederim Sanma": Değiştirme Arzusunun Tuzağı
Birçok kişi, partnerindeki sorunları gördüğü halde şu yanılgıya düşer: "Ben onu değiştiririm, ben bu sorunu hallederim." Oysa bir ilişkiye birini "iyileştirmek" veya "geçmişin intikamını almak" için başlamak, döngünün kendisini besler.
Geçmişte babanızda veya annenizde çözemediğiniz bir düğümü, onlara benzeyen bir partnerle çözmeye çalışmak sizi sadece daha derin bir düğümün içine iter. Unutmayın, ilişki bir rehabilitasyon merkezi değil, iki tam insanın birbirine eşlik etme sürecidir.
Bu Döngüden Nasıl Kurtuluruz?
İlişkilerde kader sandığımız şey, aslında fark edilmemiş seçimlerimizdir. Bu döngüden çıkmak için şu iki adımı atmak hayati önem taşır:
En Sevdiğine Uygun Görmediğini Kendine de Yakıştırma: Bir kardeşimizi, evladımızı veya en yakın dostumuzu hırpalayan, ona layık olmayan birini gördüğümüzde hemen tepki veririz. Peki, sıra kendimize geldiğinde neden sessiz kalıyoruz? Kendinize sorun: "Bu ilişkiyi çok sevdiğim biri yaşıyor olsaydı, ona devam etmesini mi söylerdim yoksa kaçmasını mı?"
Seni Sevenle Değil, Sana Layık Olanla Evlen: Sevgi, tek başına bir ilişkinin sürdürülebilirliği için yeterli değildir. Önemli olan, karşıdaki kişinin değerlerimize, ruhumuza ve gelecekteki "biz"e ne kadar layık olduğudur. Liyakat, sevgiden daha köklü bir güven inşa eder.
Ankara Aile Danışmanlığı ile Yeni Bir Başlangıç
Eğer siz de kendinizi sürekli benzer hayal kırıklıklarının içinde buluyorsanız, bu bir tesadüf değil, bir patern (örüntü) olabilir. Bu döngüleri fark etmek ve kırmak profesyonel bir rehberlik gerektirir.
Belgüzar Ayyıldızoğlu olarak Ankara’da gerçekleştirdiğimiz aile ve evlilik danışmanlığı seanslarında, bireylerin kendi geçmişlerindeki bu "tanıdık kokuları" keşfetmelerine ve daha sağlıklı, bilinçli tercihler yapmalarına yardımcı oluyoruz.
"Hallederim" diyerek zaman kaybetmek yerine, "Fark ediyorum ve değişiyorum" demeye hazır mısınız?